Hoşgeldiniz!

Psikoloji bilim ve uygulama alanlarına uluslararası düzeyde katkıda bulunmayı ve eğitim programlarında da aynı yüksek standardı hedefleyen genç ve dinamik bir bölümüz. Çocuk gelişiminden, insan-bilgisayar etkileşimine, davranış bozukluklarından, beynin işleyiş prensiplerine, akıl ve davranışla ilgili her konuda insanlığa bilimsel ve uygulamaya dönük büyük katkılarda bulunmuş çok geniş ve keyifli bir alan psikoloji. Biz de bu alanda keyifle, heyecanla çalışıyor, bir yandan da gelecekteki meslekdaşlarımızı yetiştirmekten mutluluk duyuyoruz.

Sitemizde eğitim programımız, kadromuz, araştırmalarımız ve başka birçok konuda bilgiler bulabilirsiniz. Bununla birlikte psikoloji dünyasından ilgi çekici bulduğumuz haber, bilgi ve görüşleri de burada paylaşacağız. İlginizi çeken konulara ulaşmak için üstteki ve yandaki menüleri kullanabilir ya da en son yazı ve haberleri aşağıda hemen okumaya başlayabilirsiniz.

Duygusal deneyimlerimizi gerçekten daha mı iyi hatırlıyoruz yoksa daha iyi hatırladığımızı mı düşünüyoruz?

Duygusal deneyimlerimizi, belirli bir duygu içermeyenlere kıyasla genellikle daha iyi ve daha canlı hatırlarız. Duygusal bellek konusunda yapılan bilimsel çalışmalar da genelde bu kanıyı doğrular niteliktedir.

Peki duygusal deneyimler gerçekten daha iyi mi hatırlanıyor yoksa duygu daha çok bizim belleğimize olan güvenimizi mi artırıyor?

Bu konuda yürüttüğümüz araştırmalarımız duygunun belleğe olan en belirgin etkisinin hatıralarımıza olan güvenimizi artırması yönünde olduğunu gösteriyor. Özellikle olumsuz deneyimlerimizi hem daha iyi hem de daha canlı hatırladığımızı düşünüyoruz, fakat hatıralara olan güvenimiz her zaman onları doğru hatırladığımız anlamına gelmiyor.

Araştırmalarımızda, katılımcıların bellek testlerinde olumsuz duygu uyandıran (cinayet, kanser, deprem gibi) kelimeleri herhangi bir duygu içermeyen nötr kelimelere (masa, sokak gibi) kıyasla daha iyi hatırladıklarını gözlemledik. Fakat özellikle olumsuz kelimeler söz konusu olduğunda katılımcılar sıklıkla hiç görmedikleri kelimelere de kendilerinden son derece emin şekilde ”evet, gördüm” cevabı verdiler. Başka bir deyişle, olumsuz kelimeleri aslında doğru olmasa bile kesinlikle daha iyi hatırladıklarını düşünüyorlardı.

Peki, duygusal belleğimize karşı bu pozitif yanlılık, hatta kimi zaman gereğinden fazla güven neden kaynaklanıyor olabilir? Araştırmalarımız bu güvenin duygusal olayların, duygu içermeyen sıradan olaylara göre birbiriyle daha fazla ilişkili olmasından kaynaklandığını gösteriyor. Cinayet, kanser, deprem gibi olumsuz kelimeler anlamsal olarak birbirine daha yakındır, zihninizde bir kategori oluşturur, olumsuz duygu kategorisine ait diğer kelimeleri de aklınıza getirir. Böylece, bir çok olumsuz kelimenin birlikte görüldüğü bir tanıma testinde ”ölüm” kelimesi de, görülmediği halde, diğer kelimelerle aynı olumsuz duygu özelliklerini taşıdığı için size aşina gelebilir ve gerçek olmayan bir tanıma hissi yaratabilir.

Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkisinde ev ortamı çok önemli

Journal of Family Psychology dergisinde yayımlanan bir araştırmada çocukların içe yöneltilmiş (internalising) ve dışa yöneltilmiş (externalising) davranış problemleri boşanma açısından incelendi ve anne babalar için önemli bulgular ortaya çıkartıldı. Çalışmada çocukların boşanmaya nasıl uyum sağladıkları araştırıldı.

 

Continue reading

berrin
Bizi Korkutan Olaylar Karşında Verdiğimiz Tepkiler

Öğretim üyemiz Berrin Özyurt’un insanların telefon dolandırıcıları karşısında yaşadıkları tepkilere ilişkin açıklamalarına ait basında çıkan haberlere ulaşmak için buraya tıklayınız.

 

Klinik Psikoloji Laboratuvarı

Görüşme Odası olarak da adlandırdığımız klinik ya da uygulamalı psikoloji odasında YÜSEM, Hiebert Enstitüsü (USA) ve Psikoloji Bölümümüzün işbirliği ile yürütülen “Çift ve Aile Terapisi Eğitimi” programı katılımcıları tarafından çift ve aile terapisi uygulamaları yapılmakta ve uygulayıcılara süperviyon sağlanmaktadır.

 

Continue reading

job burnout 4
Tükenmişlik Yaşamak İstemiyorsanız Yaşamınızı Kontrol Etmeye Çalışmayın

İnsanların yaşamlarının büyük bir bölümünün iş yerinde geçtiğini düşünürsek mesleki stresin ne denli önemli olduğunu anlayabiliriz. Mesleki stresin psikolojik sonuçları dediğimizde ise ilk akla gelen mesleki tükenmişliktir. Tükenmişlik insanlarla yüz yüze ilişki gerektiren işlerde çalışan bireylerde gözlenen duygusal tükenme, hizmet verilen kişilere karşı duyarsızlaşma ve kişisel başarı duygusunda azalma özellikleri ile karakterize bir durumdur. Bu üç faktörden en önemlisinin duygusal tükenme olduğu çünkü tükenmişliğin duygusal tükenme ile başladığı biliniyor.  Continue reading

TEOG Sınavında Kaygı İle İlgili Öneriler

 TEOG sınavına girecek öğrencilere Öğretim Üyemiz Berrin Özyurt’un sunduğu önerilerine ilişkin haberler için tıklayınız

teog1

Çocuk Gelişimi Laboravutarı Katılımcı Arıyor

Kısa bir süre önce faaliyete geçen Kültür ve Çocuk Gelişimi Laboratuvarı’nda sosyoekonomik ve kültürel faktörlerin anne-babalar ve çocukların gelişimsel becerileri üzerindeki etkilerini konu alan araştırmalar yürütülmektedir. Laboratuvardaki çalışmalar özellikle okul öncesi döneme odaklanır. Bu dönem insan gelişimini anlamada kritik bir öneme sahiptir çünkü okul öncesi dönemdeki bilişsel, sosyal ve duygusal gelişmelerin ileriki yıllardaki sosyal ve akademik başarıyla ilişkili olduğu birçok çalışma ile gösterilmiştir. Bu nedenle okul öncesi dönemde çocukların gelişimlerine destek vermek gereklidir. Kültür ve Çocuk Gelişimi Laboratuvarı hakkında detaylı bilgiye websitesimiz http://cocuk.yasar.edu.tr/ adresinden ya da Facebook sayfamızdan https://www.facebook.com/kulturvecocuklab ulaşabilirsiniz.

Yürüttüğümüz çalışmalarımızdan “Türkiye’de ve Almanya’da Yaşayan Ailelerin Bakış Açısından Erken Çocukluk Dönemi, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi” projesinde anne ve babaların çocukluk dönemi ve çocuk yetiştirmeye dair görüş ve beklentileri araştırılmaktadır. Projede katılımcı olarak 3-6 yaşları arasında çocuğu olan anne ve babalara ulaşmak hedeflenmektedir. Katılımcı anne ve babalarla yüz yüze görüşmeler yapılacaktır ve bu görüşmeler ailelerin dilediği, uygun oldukları yerde, günde, zamanda yapılacaktır. Dilerlerse haftasonu ya da akşam saatlerinde kendi evlerinde görüşmeler yapılabilir. Ailelerin kişisel bilgileri (isim, telefon, adres vs) gizlilik ilkesi gereği kimseyle paylaşılmaz. Katılımcı olmak isterseniz ya da bilgi almak isterseniz lütfen bizimle iletişime geçiniz.

poster_annebabalar

Mevsimsel Depresyona Karşı Ne Yapmalı

Kış mevsiminin gelmesiyle insanlarda mevsimsel duygudurum bozuklukları da ortaya çıkabiliyor. Öğretim üyemiz Berrin Özyurt‘un bu konudaki tavsiyelerini A Haber televizyonunda yayımlanan röportajında izleyebilirsiniz.

 

cultureworlds
Kendimize verdiğimiz değer, içinde yaşadığımız toplum tarafından belirleniyor.

Hepimiz kendimize değer vermemizi sağlayacak farklı nedenler düşünebiliriz. Okulda başarılı olmak, iyi bir kariyer sahibi olmak, iyi aile ve arkadaşlık ilişkileri, maddi imkanlar gibi. Bu ve benzeri özelliklerden hangilerini önemli bulduğumuzu kendi kişisel değerlerimiz mi belirler? İnsanlar genellikle hangi değerlere önem verdiklerini kendileri seçtiklerini düşünürler. Üstelik Psikoloji bilimi de 100 yılı aşkın bir süredir aynı görüşte olmuştur. Oysa Prof. Dr. Emre Özgen‘in de aralarında bulunduğu 19 farklı ülkeden araştırmacıyı bir araya getiren bir çalışma ortaya çok farklı bir görüntü çıkardı. Continue reading

kids-screen-addiction
Çocuklar televizyonda ne izlemeli, ne izlememeli?

 

Gelişim Psikolojisi alanında önemli dergilerden olan Developmental Psychology’nin Mayıs 2014 sayısında yayınlanan bir çalışma 3-6 yaş arası çocukların hem bilişsel hem sosyal gelişimi açısından önemli bir bilişsel fonksiyon olan yönetici işlev becerileri ile ne kadar süre televizyon izledikleri arasında ilişki olduğunu göstermiştir. Continue reading

beachholsmauritius
Muhteşem tatilinizi anlatmak sizi arkadaşsız bırakabilir!

 

Masmavi denizin üzerinden harika bir güneş batışı; ya da egzotik bir ülkedeki eşsiz gezi. Bu olağanüstü deneyimlerinizi kendinize saklayın: arkadaşlarınız bunları duymak istemiyor! Continue reading

Undergraduate-Degree
Lisans Programı

Lisans programımızda Psikoloji biliminin başlıca alanlarındaki bulgu, yöntem ve tartışmaları dünya genelindeki en güncel kaynak ve araştırmalar eşliğinde öğrencilerimize aktarmayı ve onları da bu tartışmalara davet etmeyi amaçlarız. Lisans programımızı ve derslerimizi görmek için tıklayın.

featured
Laboratuvar temelli yöntem dersleri

Psikoloji bilim ve uygulamalarında istatistik ve araştırma yöntemleri çok önemlidir. Oysa bu dersler geleneksel olarak kuramsal, formül ve terim ezberlemeye dayalı yöntemlerle öğretildiği için psikoloji öğrencilerine zor, anlaşılmaz, ve sevimsiz gelir. Sonuç olarak dünyanın her yerinde bu becerileri zorlanarak öğrenmiş, dolayısıyla içselleştirememiş ve belki de daha mezun bile olmadan unutmuş psikoloji mezunları bulunur.

Biz bu dersleri ağırlıklı olarak laboratuvarda işliyor, öğrendiklerini hemen ve gerçek yaşama dayalı problemler çözerek ve uygulayarak öğrenme prensibini benimsiyoruz. Continue reading

Psikoloji laboratuarları
Psikoloji Laboratuarları

Laboratuar alanımız bölümümüzün psikolojik araştırma ve eğitim ihtiyaçlarının tamamını karşılayabilecek şekilde hazırlanmıştır. Yeni üniversite binasında, ofislerimizin yakınında yer alan laboratuar alanımız bir bütün halinde kendi içinde ayrı bir araştırma ve eğitim merkezi niteliğindedir. Continue reading

Dil ve Renk Algısı

Renkleri kategorik olarak algılarız. Gökkuşağına baktığımızda renk yelpazesini gruplar halinde görürüz: kırmızılar, turuncular, sarılar, yeşiller vs.. Peki eğer farklı bir dil konuşuyor olsaydık ve dilimizde kırmızı ile turuncu arasında bir ayrım olmasaydı… Ya da mavi ile yeşil arasında… Gökkuşağında gördüğümüz renk kategorileri yine aynı mı olurdu? Yoksa renkleri dilimizle, kültürümüzle uyumlu bir biçimde mi kategorize ederdi gözlerimiz? Dahası, görsel algı genel olarak içinde yaşadığımız kültür tarafından şekilleniyor olabilir mi? Yoksa nerede yaşarsa yaşasın tüm insanlar dünyayı aynı mı görüyor? Öyle ya; gözlerimiz aynı, beynimiz aynı… Gördüklerimizin de aynı olması gerekmez mi?

Dark_Side_of_the_Moon

Araştırmalarımızda renk algısının ve genel olarak görsel algının içinde yaşadığımız kütürden, bununla birlikte bilgi, deneyim ve hatta beklentilerimizden etkilendiğine dair bulgular elde ettik. Öyle görülüyor ki konuştuğumuz dil ve içinde yaşadığımız kültür gözlerimizle gördüğümüz dünyayı şekillendiriyor olabilir. Emre Özgen

Toplu bolum
Akademik Kadromuz

Psikoloji bilim ve uygulamalarına dünya düzeyinde katkı sağlayan, bilimsel veri elde etmekten heyecan duyan, alandaki en yeni gelişmeleri izleyen, teknik bilgi ve becerileriyle üst düzey kalitede bir kadro olmayı amaçlıyoruz. Eğitim ve çalışma hayatlarının bir kısmını ağırlıklı olarak gelişmiş ülkelerde geçirmiş, buralarda edindikleri deneyimleri ülkemize taşımak isteyen kadromuzla bu hedefe yaklaşıyoruz. Kadromuz hakkında bilgi almak için tıklayın.

Okul kaygısı ve anne-babalar

  Ilgın Başaran‘ın okul kaygısı ve anne baba desteğinin rolü üzerine açıklamalarını görmek için tıklayın.

okulkaygi

Karne haftasına dikkat

Elif Durgel‘in okullarda karne haftasına yönelik uyarıları ile ilgili basın haberleri için tıklayın.

ElifDurgel-2-Kopya

Almanya’daki Türk anne-babalara seminer

Elif Durgel Almanya’daki Türk asıllı göçmenler için düzenlenen toplantıda ana-babalık  konulu bir sunum yaptı. Haber için tıklayın.

YASAR-Almanya4

Soma’daki çocuklara psikolojik destek şart

Berrin Özyurt‘un Soma faciasının ardından bölgedeki çocuklarla ilgili yaptığı açıklamalar basında yer buldu.

soma

Türk anneler itaatkar çocuklar yetiştiriyor

Elif Durgel Jagtap, Türk ve Hollandalı annelerin çocuk yetiştirme davranışlarını karşılaştırdığı araştırmalarını İzmir Life dergisine anlattı. Haberin tamamı burada.